Vatanın korkusuz, gerçek bekçileri; bu topraklar için toprağa düşmüş bütün şehitlerimiz için!
Nizamiye | Askerlik | D.A.H.T.E. | 97.Dönem | Albüm | Yorum Gönder | Yorum Oku | Duvar | e-posta
 

BURDUR İLİ

Burdur Burdur, Türkiye'nin güneybatısında, 'Göller Bölgesi' olarak bilinen yörede; batıda Denizli, güneybatıda Muğla, kuzeyde Afyonkarahisar, kuzeydoğuda Isparta ve güneyde Antalya illeri ile çevrili, oldukça dağlık bir coğrafyada konuşlu bir ilimiz. Bölge haritasını görmek için buraya tıklayabilirsiniz. 2000 yılı sayımına göre Burdur'un nüfusu 256,803 imiş. Burdur'un plaka kodu 15, telefon alan kodu ise 248. Burdur'un ünlü isimleri arasında "Yılanların Öcü" ve "Onuncu Köy" eserlerinin yazarı Fakir Baykurt, Cumhuriyet Gazetesi yazarı Mustafa Balbay ile besteci/türkücü Sümer Ezgü var. Burdur'la ilgili bir diğer ünlü isim de Mehmet Akif Ersoy. Aslında İstanbullu olan büyük şair, Birinci Meclis'te Burdur milletvekili olarak görev yapmıştır.

Sagalassos Antik KentiEski çağ insanlarının yaşamış olduğu antik kentleri ve Selçuklu ve Osmanlı dönemlerinden eserleri ile 'turistik' sayılabilecek bir yer, Burdur. Askerlikle ilgisi pek yok; ancak, askerliğinizi yapacağınız, hayatınızın kısa da olsa bir bölümünü geçireceğiniz bu il konusunda en azından kültür cimnastiği olsun diye bazı demografik bilgiler de vereyim. Bunları ben askere gitmeden önce değişik kaynaklardan derlemiştim. Burdur'un merkez dışında 10 tane ilçesi var: Ağlasun, Altınyayla, Bucak, Çavdır, Çeltikçi, Gölhisar, Karamanlı, Kemer, Tefenni ve Yeşilova. Kışla, merkez ilçe sınırları içinde. Diğer ilçelerden bazılarını sadece yolculuk sırasında, sınırları içinden geçerken gördüm. Aydın'dan gelirken (Denizli yönünden) Yeşilova, Antalya'ya kültür gezisi nedeniyle giderken de Bucak ilçelerinden geçtim. Ağlasun ilçe sınırları içinde "Sagalassos" isimli bir antik şehir var. Ne yazık ki ne askerden önce, ne de sonra buraya gitme şansım oldu. Antik kentin bulunduğu bölgeye Helenistik dönemde "Pisidia" deniyormuş; kent, bu bölgenin önemli yerleşkelerden birisiymiş. İnsanların buraya yerleşmesi milattan önce 8000 yılına kadar uzanıyormuş. Büyük İskender milattan önce 333'te bu kenti ele geçirene kadar bölgenin en zengin şehirlerinden birisiymiş. Bakalım, bir 8000 yıl sonra neler olacak bu bölgede? ;-) Fırsatınız olursa görün derim bu antik kenti. Ağlasun ilçesi sınırları içinde, 2271 metre yüksekliğinde heybetli Akdağ var. Dağcıların ve doğa meraklılarının uğrak yerlerinden birisi olduğunu duymuştum. Burdur'un diğer ilçelerinde de benzeri antik kentlere ve insan yerleşkelerine ait kalıntılar varmış. Umarım bir gün bunları görme fırsatım olur.

Turist rehberliğini bir yana bırakırsak, çarşı izinlerinde garnizon sınırları dışına çıkmak yasak olduğu için, kafanıza estiği gibi istediğiniz yerleri gezemeyeceksiniz. Zaten tatile de gitmiyorsunuz; askerlik yapmaya gidiyorsunuz. :-) Tabii, emirlere uymayıp Antalya'ya 'gezmek' için giden; dönüşte de yol denetimi yapan jandarmaya yakalanıp ceza alan arkadaşlar yok değil. Kültür gezilerinde, her yer olmasa da görülmeye değer yerlerin birkaçını gezme fırsatı bulacaksanız. Eğer zamanları varsa, uzun dönem askerlik yapan arkadaşlar, memleket izinlerini kullanırlarken Burdur ve çevresini keşfedebilirler. İnsuyu Mağarası İl merkezine 13km uzaklıktaki, 597m uzunluğundaki İnsuyu Mağarası kültür gezilerinden bazılarının uğrak noktası. Burası kesinlikle görülmeye değer bir doğa harikası. Komutanlığın sorumlu olmadığı, özel bir firma tarafından ücretli olarak düzenlenen kültür gezilerinden Antalya'ya olanında, İnsuyu Mağarası'na bir saate yakın bir süre ayrılıyor. Gezi rehber eşliğinde olduğu için, verilen bilgilerle daha da anlamlı ve yararlı hale geliyor. Bu bilgilerden bazıları tabii ki duyarlı insanların moralini de bozabiliyor. Örneğin, tarımsal sulamadaki denetimsizlik ve insanımızın bilgisizliği, sorumsuzluğu ve umursamazlığı nedeniyle, oluşmaları binlerce yıl süren sarkıt ve dikitlerin mağaranın bazı yerlerinde yok olmaya başladıklarını öğrenip canınız sıkılabiliyor. Mağarayı en son gezdiğimde, irili ufaklı 9 göl vardı. Bu göllerdeki suyun düzeyindeki düşüşü görebiliyorsunuz.

Burdur konusunda kültürel açıdan sizi baymayı sürdüreyim. ;-) Burdur, Akdeniz Bölgesi'nde olmasına karşın, İç Anadolu'nun sıcak ve kuru yazları ile oldukça soğuk geçebilen kışlarına sahip. Bunda şehrin bulunduğu yüksekliğin de etkisi var. Burdur kışın -16C'yi, yazın 39C'yi görmüş. Ben askerliğimi ocakta yaptım. Termometre -12C'yi göstermişti. Askerliklerini ocak ve ekimde yapacaklara sıkı giyinmelerini salık veririm. Kışla dışına sivil çıkacağınız için ayakkabınızın soğuğa, yağmura ve kara dayanıklı bir şey olmasını da öneririm.

Çarşı izinlerini Burdur'un merkezinde geçireceğiniz için, konuyu merkeze taşımakta yarar var. ;-) Burdur'a çoğunluk otobüsle geldiği için, askeri karşılayan ilk şey otobüs terminalidir. Burası 2005'te eski ve bakımsız bir binadan oluşuyordu. Sanırım belediyenin planları arasında yeni ve Burdur'a yakışacak bir terminal yapmak var; ne zaman gerçekleşir bu plan bilinmez tabii. Türkiye'de gördüğüm iller arasında, otobüs terminalini en çok beğendiğim il Samsun olmuştur. Benzeri bir yapı Burdur'a yakışırdı. Terminalden kışlaya gitme konusunda şu sayfada yazdıklarıma göz atabilirsiniz. Ayrıca, Burdur'a nasıl gidileceği konusunda yazdıklarımı da şu sayfada bulabilirsiniz.


MECBURİYET

Gazi Caddesi, Burdur'un ana caddesi ya da en işlek caddesi sayılabilir. Bu caddeye "Gazi Bulvarı" da diyorlar. Coğu alışveriş yeri, lokanta, kafe, banka şubesi, fotoğrafçı dükkanı gibi yerler ya Gazi Caddesi üzerinde ya da yakınındadır. Dolayısıyla kışla dışındaki zamanınızın büyük bir bölümünü bu caddeyi turlarken geçireceksiniz. Askerler arasında bu caddeye Mecburiyet Caddesi denir. Artık duyduğunuzda şaşırmazsınız. ;-) "Mecbursunuz" bu caddeye gelmeye. ;-)


YEMEK

Lahmacun Mecburiyet Caddesi'nin tabanlanacağı hafta sonlarında, askerin yapacağı ilk şeylerden birisi, büyük bir olasılıkla Burdur mutfağını keşfetmek olacaktır. Mecburiyet üzerinde ve bunun yakın çevresinde bir çok pide/kebap salonu ve lokanta var. Ben bir ay içinde bunlardan sadece dört tanesini deneyebildim. Diğerlerini denememekle ya da deneyememekle çok şey kaybettiğimi sanmıyorum. Keza, kışlada çıkan (gerçekten kötü pişirilmiş iki yemek dışında) bütün yemeklerden ve çeşitlerinden memnundum. Çoğunlukla mangadaki arkadaşlarımla gittiğim lokantalar içinde "Deniz Pide ve Kebap Salonu" ile "Özsarı Lokantası", yemek kalitesi, temizlik ve servis açısından diğerlerinden daha iyiydi. Sabah kahvaltısı yapmak için, "Simit Dünyası" isimli poğaça, börek satan küçük bir yer epey rağbet görüyordu. Askerdeyken isimlerini not defterime yazdığım lokantalar şunlar. Bunlardan bazıları kapanmış ya da adresleri değişmiş olabilir. Askerde ne işe yarayacaksa, lokantaların telefon numaralarını da not etmişim. Burdur Öiş Hazır lokantalardan söz etmişken, hem Burdur mutfağının nesi ünlüdür diye merak edenleri bilgilendirmek, hem de bu satırları okuyanları acıktırmak için yemeklerden söz edelim. ;-) Yukarıdaki lokantaların çoğu köfte, kebap ve pide türü çabuk ve kolay pişirilen/hazırlanan yemekleri sunuyorlar. Aralarından bazıları (örneğin Toros Lokantası) sulu yemek servisi de yapıyor. Bazıları (örneğin Deniz Pide) sabah kahvaltısı da veriyor. Burdur'a özgü olan yemeklerden benim deneyebildiklerim şunlar: Burdur şişi, peynirli pide ve ceviz ezmesi. Peynirli pidenin nesi Burdur'a özgü diye sorabilirsiniz. Ben de sordum aynı soruyu. :-) Burdur'daki peynirli pide "kelle peyniri" denilen peynirle yapılıyor. Bu oldukça yağlı bir peynir. Ne kadar yağlı ise o kadar "sünüyor". Tadı fena değil; sadece bir kere yedim. Ben şahsen, Burdur şişinin bir özelliğini göremedim. Bunu da sadece bir kere yedim. Tadı ya da yapılışı açısından diğer et-şiş türlerine çok benziyor. Belki de en büyük farkı kısa ve ince şişlere dizilmesidir. Biraz yağlı bir şiş bu; pide içinde servis ediliyor. Burdur şişine daha yakından bakmak için sağdaki resmin üzerine tıklayın. Ceviz ezmesi, irmik, dövülmüş ceviz ve şekerle yapılan basit ama güzel bir tatlı. Terhis olunca ya da memleket izinlerinde eve ya da yakınlarınıza götürebilirsiniz. Burdur'a özgü bir diğer tatlı da Kabak Helvası. Rendelenmiş dolmalık kabak, şeker ve limonla yapılan basit bir tatlı bu da. Ne yazık ki bunu pastanelerde ya da lokantalarda bulamadığım için deneyemedim. Burdur'un genelde köylerde/evlerde pişirilen yemekleri arasında Testi Kebabı, Gazel Böreği, Arap Aşı ve Çekme gibi iştah kabartan isimlere sahip yemekleri de varmış. Bunları askerdeyken elime geçirdiğim bir tanıtım broşüründe okumuştum. Hiçbirini lokantalarda bulamadım tabii ki.


ALIŞVERİŞ

Cumhuriyet Meydanı Burdur'da birçok alışveriş yeri var. Atatürk Caddesi üzerinde Tekpa isminde bir süpermarket var. Migros tarzı (tabii ki çok daha küçük) bir yer. Öğrendiğime göre, Tekpa, Antalya'nın en büyük alışveriş merkezlerinden birisiymiş. Burdur'daki küçük bir şubesi imiş. Meyvesiz yapamadığım ve çarşı izinlerinde yolumun üzerinde olduğundan, buraya uğrayıp elma, portakal, mandalina, ne bulabilirsem alıp Burdur'un caddelerinde bir elimde torba, bir elimde büyük bir iştahla ısırdığım meyve ile dolanırdım. Aslında, ben gereksinim duyacağım şeylerin çoğunu teslim olmadan önce alıp getirdiğim ve bunlar bana yettiği için, Burdur'da çok alışveriş yapmadım. Tıraş makinama yedek pil, meyve, çerez ve kışın ortasında daha da üşümeme neden olan şu Algida türü dondurma gibi abur cubur yiyecekler dışında, en çok aradığım ve bir türlü bulamadığım tek şey; güzel, cebe sığacak kadar küçük ve bol sayfalı bir not defteri idi. Askerlik için özel olarak aldığım, ancak evde unuttuğum o güzelim not defteri yerine, sayfaları çok olmayan Askerin Not Defteri'nden (kantinde satılıyor) 5 tane harcadım bu yüzden.

Doğal olarak Burdur'da askeri malzeme satan dükkanlar da bol. Mecburiyet Caddesi ile Kışla Caddesi üzerinde askeri malzeme satan epeyce dükkan var. Teslim olduğumda kafama tam oturan bir kep edinemediğim için ilk çarşı izninde bir tane aldım. Bunun dışında nefti renkli bir çift yün eldiven aldım bu dükkanlardan. Herhalde Burdur'a en az para bırakan askerlerden birisi ben olmuşumdur. ;-) Ne yapayım? Gerek duyacağım çoğu şeyi yanımda getirmiştim. Kışladaki kantin, bir askerin gereksinim duyacağı çoğu şeyi zaten bulunduruyor. Fiyatlar da dışarıya göre daha düşük denilebilir. Burdur'u keşiflerinizde gözünüze kestirdiğiniz ya da diğer tertiplerin önerdiği alışveriş yerlerini deneyin işte.

Burdur'da bakırcılık önemli gelir kaynakalrından birisi. Bakırıcılar Çarşısı isimli, bakırdan yapılma ürünlerin ve hediyelik eşyaların satıldığı bir yer var. Eğer memleketinize hediyelik bir şeyler götürmek isterseniz buraya da göz atabilirsiniz.


ÇAMAŞIR VE BANYO

Ocak 2005'te, kışlada çamaşır yıkamak biraz sorunlu oluyordu. Bazı günler, bir file içinde teslim edip çamaşırları yıkattırabiliyorduk. Ancak, kurutma yoktu/sorundu. Kurutma olmadan çamaşır yıkamanın ne kadar anlamı olabilir? Bu nedenle yıkanma zamanı gelen çamaşırlarımızı, çarşı izinlerinde dışarıda yıkatmayı yeğliyorduk. Burdur'da çamaşır yıkama/kurutma/ütüleme servisi veren ufak bazı yerler var. Gerçi, böyle yerler işlek olduğu için çarşı izninin sonunda çamaşırları geri almak mümkün olmayabiliyordu; bir sonraki çarşı iznine sarktığı oluyordu. Çamaşır yıkama yerlerinin adlarını ve yerlerini ne yazık ki not etmemişim. Benim uğradığım çamaşırcı, kışlanın komutanlık kapısına yakın caddelerden birindeydi.

Bana göre çarşı izni etkinliklerinin en güzeli hamama gitmekti. Kışlada her gün banyo yapmak mümkün aslında. Sabah saat 5'te sıcak su veriliyordu. Günlerini anımsamıyorum, ama bazı günler akşam saat 11'de de sıcak su oluyordu. Bunun dışında, gündüzleri belli bölüklerin banyo saatleri oluyordu (bu, dövizle askerler için yapılan özel bir şey de olabilir tabii). Banyolar kötü değil, ama ben bu banyolardan hiç "temizlendim" hissi ile çıkmadım. Bu nedenle, çarşı izinlerinde hamama gitmek de yapılması gerekenler arasına girdi. Burdur'da birkaç hamam var; bütün hepsini deneme niyetinde olmadığım için, mangadan bir arkadaşın önerisi ile Mecburiyet Caddesi üzerinde, şu an ismini anımsayamadığım bir hamama gittim. Çok kaliteli, lüks bir şey beklemek yanlış olur. Ne çok iyiydi, ne çok kötüydü diyebilirim. Ne kadar hijyenik olduğu tartışılır bir keseleme ve sabunlama servisi de vardı hamamda. Düşünün; aynı keseyi ya da lifi "temizlemeden" onlarca kişide kullanıyorlar. Tabii, sonuçta, zevk ve tercih meselesidir. Bu servisi alan birçok arkadaş vardı. Soyunma/giyinme kabinleri var. Değerli eşyalarınızı emanet edip kilitleyebileceğiniz kasalar da var.


KONAKLAMA

Otel SerenlerYakınlarınız yemin töreni ya da sizi ziyaret için Burdur'a gelmek isteyebilir. Sizi evci çıkarmak için gelirlerse ve Burdur'da yanında kalabileceğiniz bir yakınınız da yoksa, Burdur'daki otellerden birinde yer ayırtmaları iyi olur. Özellikle dövizle askerlik dönemlerinde Burdur'daki otellerde yer bulmak sorun olabilir. Bu nedenle en az bir hafta önceden yer ayırtmak en akıllıcasıdır. Burdur'daki otellerden bazılarının isimlerini, yemin törenine gelecek yakınlarım için araştırma yaparken not almıştım. İnternet'de Burdur'la ilgili bazı sitelerden de birkaç isim derledim:
Bu otellerden bazıları kapanmış ya da adresleri değişmiş olabilir. Burdur'da polisevi, öğretmenevi ve Köy Hizmetleri'ne bağlı bir de misafirhane var. Ailede devlet memuru varsa, buralarda çok ucuza kalmak mümkün. Memur olmayanlara da yer sağlanabiliyor, ancak haliyle kurum personellerine öncelik veriliyor. Otellerde olduğu gibi önceden yer ayırtmakta yarar var. Elimde yalnızca öğretmenevi ve polisevinin telefonları var: 248-233-2945 (öğretmenevi) ve 248-233-7131 (polisevi).


BANKALAR

Ocak 2005'te, Burdur merkezde, çarşı izinlerinde rastladığım altı banka şubesi vardı. O zamandan bu yana iki yeni banka şubesi (Garanti ve YKB) daha açılmış. Banka şubelerinin ve ATM'lerin çoğu Mecburiyet Caddesi üzerinde; kolaylıkla bulursunuz. Alay içinde Oyak Bank'ın şubesi ve ATM'si var. Notlarıma ve Türkiye Bankalar Birliği'nin (TBB) kayıtlarından topladığım bilgilere göre Burdur'daki bankaların adresleri ve telefon numaraları şöyle: Cumhuriyet Meydanı Bu bilgileri TBB'nin kayıtlarından da doğrulatmama karşın, bazı adresler ve telefon numaraları değişmiş olabilir. Burdur'da bu kadar banka şubesinin ve ATM'sinin olması güzel bir şey. Bu bankalardan birinde mevduat hesabı olanlar ya da teslimden önce açtıranlar yanlarında fazla nakit para götürmeye gerek duymayacaklardır. Para gerektikçe şubelerden ya da ATM'lerden rahatlıkla çekilebilir. Kışla içindeki Oyak Bank şubesi ve ATM'si, ulaşım ve kolaylık açısından en uygun olanı. Diğer bankalara ve ATM'lerine ancak çarşı izinlerinde ulaşabilirsiniz. Oradayken ne yazık ki dikkat etmedim; ancak, bu bankaların çoğu hafta sonları kapalıdır sanıyorum. Belki bazıları cumartesi günleri öğleye kadar açık olabilir. Bunu sorup öğrenmekte yarar var. ATM'ler tabii ki her zaman kullanılabilir. Para çekme dışında bir işlem yapmayacaksanız herhalde sorununuz da olmaz. Yakınlarınız hesabınıza gerektiğinde para da havale edebilir kolaylıkla. Paranızın hesapta durması, cüzdanınızda durmasından çok daha güvenli. ATM kartınız çalınsa ya da kaybolsa bile bunu yeniden elde etmeniz ya da şubeye gidip kimlik ve hesap numarası ispatı ile paranıza ulaşmanız mümkün olabilir. "Şifrenizi ve kartınızı kimseye vermeyin!" diye uyarmama herhalde gerek yok. Yanınızda çok fazla nakit taşımanızın anlamı da yok; askerin gereksinim duyacağı şeyler zaten az ve ucuz. Kaybolursa ya da çalınırsa sizi üzmeyecek ve zor durumda bırakmayacak kadar nakit para bulundurmanız yeterli. Kısacası, Burdur'a gitmeden önce (eğer yoksa) hesap açtırmak en akıllıcası. Not: Paranızı, kartlarınızı ve diğer belgelerinizi boyna asılan (ve kantinde satılan) cüzdanlarda taşıyın. Asıl cüzdanınız eğitim sırasında cebinizden düşebilir ya da cebinizde "dikkat" çekebilir.


ARZIN MERKEZİNE SEYAHAT

Burdur Ulu Cami Çeşmesi Sayfanın başında da söz ettiğim gibi Burdur'da görmeye değer çok sayıda tarihi ve doğal güzellik var. Bunlardan bazıları merkezde olduğu için, çarşı izinlerinde yapılabilecek şeylerden birisi de böyle yerlere uğramak, hafta sonu açık olan tarihi yerleri incelemek olabilir. Ben ne yazık ki aşağıda sözünü ettiğim yerleri yalnız dışarıdan görebildim. Gittiğim dönemde bazıları bakım ya da bayram dolayısı ile kapalıydı. Bazıları da hafta sonları açık değil sanırım.

Ulu Cami, Pazar Mahallesi denilen yerde, Burdur'a bir tepe üzerinden bakan eski bir yapı. Ön duvarına iliştirilmiş mermer levha üzerinde yapılış tarihi olarak 1300 yazmasına karşın, cami 1294 yılında, yani Osmanlı kurulmadan önce yapılmış bir eser. Felekküddin Dündar Bey tarafından yaptırılmış. Bina 700 yaşındaki bir binaya göre oldukça yeni duruyor. Merak edip araştırınca öğrendim ki cami bakımsızlıktan ya da başka nedenlerden harap olmuş. 1747'de Çelik Mehmet Paşa tarafından yeniden yaptırılmış. 167 yıl sonra, yani 1914'te, Burdur depreminde yıkılmış. 1919 ile 1922 yılları arasında Vakıflar İdaresi ve halkın katkıları ile yeniden yapılmış. Caminin önünde güzel bir çeşme de var. Albüm bölümünde, kendi çektiğim resimler arasında bu eserlere ait olanlarına bakabilirsiniz.

Burdur Saat KulesiBurdur Saat Kulesi, Ulu Cami'nin hemen yanı başında, yaklaşık 30 metre yükseklikte, 1936 yılında yapılmış bir eser. Tepesinde her yüze yerleştirilmiş dört adet saat var. Bu saatlerin bulunduğu katta, şerefeye benzer, balkonumsu bir çıkıntı var. Buradan bütün Burdur görülebiliyor. Saatlerin bulunduğu katın üstünde de pecereli bir oda var.

Oluklaraltı Caddesi üzerindeki Mısırlılar Evi, 19. yüzyıl yapımı, iki katlı bir Türk evi. Şu an lojman olarak kullanılıyormuş. Bu eve hünnaplı ev de diyorlarmış. Hünnap ne diye merak edenleri de aydınlatalım: hünnap bir meyve; çiğde de diyorlar. Hünnaplı ev lakabının, bu meyvenin yetiştiği ağaçların evin yanında olmasından kaynaklandığını sanıyorum. Mısırlılar Evi'nde çok sayıda, ahşap kepenkli pencereleri var. Burası lojman olduğu için içeriyi görmek mümkün değil. Bu evin hemen yanında, yine aynı yüzyılda yapılmış bir diğer ev ise Piribaşlar Evi. Bu ev de iki katlı; alt katta dükkanlar var. Girişinde kemerli bir kapı var.

Çelikbaşlar EviBakibey Konağı, diğer ismiyle Koca Oda, Değirmenler Mahallesi denilen yerde bulunan, eski bir konak. Orada edindiğim bilgiye göre 17. yüzyılda, Ahmet Paşa ya da (onun babası) Çelik Mehmet Paşa tarafından yaptırılmış. 1988 yılında Kültür Bakanlığı burayı kamulaştırıp restore etmiş. Güzel bir bina; eski Osmanlı mimarisi örnekleri meraklılarının ilgisini çekebilir. Bu konağın bahçesinde, Çelikbaşlar Evi isminde, Cumhuriyet döneminden kalma bir başka ev var. İki katlı bir bina; ikinci katta cumbalar var. Diğer eski Türk evleri gibi bu da oldukça sade, süslemesiz bir yapı.

Burdur'da, Zafer Mahallesi denilen yerde, yapım tarihi tam olarak bilinmeyen bir Rum Kilisesi de var. O zaman çok fazla bilgi edinemedim; tek öğrenebildiğim Kültür Bakanlığı'nın burayı, 1980'lerde kültür varlığı ilan ettiği, 2000'de de kamulaştırmış olduğu. Çok eski bir yapı.

Burdur Arkeoloji Müzesi'nin, askerde düzenlenen kültür gezilerine neden dahil edilmediğini anlamak güç. Ne yazık ki hafta sonları açık olmasına karşın burayı da içeriden keşfetme şansına erişemedim. Bayram tatili ve diğer kültür gezileri engel oldu. 1963 yılında kurulmuş bu müzede, sayfanın başında söz ettiğim Sagalassos antik kenti ile Burdur'daki diğer ören yerlerinde ortaya çıkarılmış heykeller ve diğer buluntulardan oluşan oldukça kapsamlı bir koleksiyon sergileniyormuş. Yaklaşık 60 bin eser müzede sergideymiş. Eğer siz fırsat bulursanız ve arkeoloji ile ilgileniyorsanız, kesinlikle gezmenizi (ve not almanızı) öneririm. Kültür gibisi yoktur. En azından, eğitim aralarında ya da yemekhanede, tertibi, müzede gördükleriniz ve öğrendiklerinizle bayarsınız. ;-) Müze, Özgür Mahallesi denilen yerde, Cevizli Sokak'ta. Mutlaka gidin!


Burdur'la İlgili Siteler


 Askerlik sayfasına geri dön
© 2005-2014 B. Bora Balı ve Pelin Balı - Bütün Hakları Saklıdır
Tasarım: Bali & Bali Works
 
 
Locations of visitors to this page